H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z



MAGAZİN

HABER

SİNAMA

OTOMOBİL

TATİL

TEKNOLOJİ

SPOR



KADIN

MÜZİK

SAĞLIK

MODA

DİN

VİDEO

ÇOCUK



« Önceki | Sonraki »

14/7/2007

Erbakan: İsrail'in Asıl Hedefi Türkiye

.

Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan, "İsrail dünyada çeşitli oyunlar oynuyor, asıl hedefi Türkiye" dedi.

İsrail ve dış güçlerin Türkiye ve İslam dinine yönelik çeşitli oyunlar oynadığını savunan Erbakan, "Yahudiler büyük İsrail'i kurmak için uğraşıyor. Elindeki haritada Türkiye de var. Bunlarla antlaşma, barış olmaz. Bunların hedefi Türkiye'dir. Para gücünü ele geçirmişler, 6 milyar insanı sömürüyorlar. Aldığımız malın üçte biri Yahudiler'e gidiyor. Bizim ecdadımız, 19 Haçlı seferini geri püskürtmüş. Şimdi 22 Temmuz'da bacadan girmek istiyorlar. Ama biz onları bacadan da kovacağız. Ortada bir siyonizm timsahı dolaşıyor. Bu timsahın üst çenesi ABD, alt çenesi AB, kuyruğu da İsrail'dir" dedi.

"Bu seçimlere 2 parti giriyor. Saadet Partisi ve diğerleri" diye devam eden Erbakan, "Diğerlerinin hepsi işbirlikçi ve İsrailci'dir. Bizim dönemimizde ülkede refah vardı, huzur vardı. Bu dönemde parayı nereden bulduk? İmandan bulduk. Kanımızı emen işbirlikçilere oy vermeyin. Biz 200 tane daha üniversite kuracağız. Hiç bir genç işsiz kalmayacak. Fabrikalar açılacak ve işsizlik sona erecek. Türkiye dünya merkezi olacak" ifadelerini kullandı.

Konuşması sonunda Erbakan'a büyük sevgi gösterilirken, Saadet Partisi Gençlik Kolları Üyesi olan Abdullah-Arzu Keleş çifti Erbakan'ın elini öptü. Erbakan, miting alanından partililerinin tezahüratları arasında arabayla güçlükle ayrılabildi.

Ajanslar

13/7/2007

Kadının sünneti islamda varmı?

.
Resmi Mena ajansındaki habere göre, Mısır Müftüsü Şeyh Ali Goma'ya bağlı Diyanet İşleri Yüksek Komisyonu tarafından yayımlanan bildiride, "Kadınların ruhunda ve bedenindeki sayısız olumsuz etkileri yüzünden kadın sünneti İslam dininde tamamen yasaklanmıştır. Geçerli bir nedeni ya da gerekliliği olmaksızın kadının bedeninden bir parçanın çıkarılması yoluyla uygulanan kadın sünneti İslam tarafından yasaklanmıştır" denildi.

Bildiride, ulemanın meseleyi uzman doktorlara danıştığı ve doktorların da bu uygulamanın zararlı olduğu konusunda görüş bildirdiği ve dolayısıyla da kadın sünnetinin yasak olduğu konusundaki ortak görüşün açıkça bildirilmesinde yarar görüldüğü ifade edildi.

Kadın sünnetiyle erkek sünneti arasındaki farkın da belirtildiği bildiride, kadın sünnetinin toplumsal bir adet olduğuna dikkat çekildi.

Yüksek Komisyonun bu görüşü, Mısır Sağlık Bakanı Hatim El Gabali'nin kadın sünnetinin tamamen yasaklanması kararının ardından açıkladığına dikkat çekiliyor.

Mısır'da 12 yaşındaki Bedur Ahmed Şakir adındaki kız çocuğu, kısa bir süre önce kadın sünneti operasyonu sırasında ölmüştü. Mısır'da kadın sünneti uygulamasının firavunlar dönemine kadar uzandığı belirtiliyor. 2000'de yapılan bir çalışma, kadın sünnetinin Hristiyan ve Müslüman Mısırlı kadınların yüzde 97'sinde uygulandığını ortaya koymuştu.
sonsayfa

13/7/2007

kızlar camiye koşuyor

.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Şevki Aydın, Kur’ân kurslarındaki öğrencilerin yaklaşık yüzde 95’ini kız ve kadınların oluşturduğunu belirterek, ‘’Bu durum hem Kur’ân kursu, hem de eğitim kurumlarının tarihinde hiç görülmemiş bir gerçekliktir’’ dedi.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Şevki Aydın, Diyanet Aylık Dergisi’nin Nisan sayısında yayınlanan ‘’Kur’ân Kursu ve Kadın’’ konulu makalesinde, kurslardaki kız ve kadın öğrenci sayısındaki artışı değerlendirdi.

Son yıllarda Kur’ân kurslarında yeni bir olgunun gözlendiğini ifade eden Aydın, öğrenci profilinin değişmesinin öğreticilerin değişmesine de yol açtığını ifade etti. Kur’ân kursundaki öğrencilerin yaklaşık yüzde 95’inin kız ve kadınlardan oluştuğunu kaydeden Aydın, bu durumun, hem Kur’ân kursu tarihinde hem de eğitim kurumlarının tarihinde hiç görülmemiş bir gerçeklik olduğunu ve ilk kez böyle bir manzarayla karşılaştıklarını kaydetti.

KURSA GELEN KADINLAR

ÇEVRESİNİ AYDINLATIR

Kız çocuklarına karşı ayrımcılığın okula gönderilmeyerek yapıldığını ve bu durumun özelde kadın, genelde de aile ile ilgili pek çok soruna sebep olduğunu vurgulayan Aydın, bu sorunlarla mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti. Kız ve kadınlardan Kur’ân kurslarına olan yoğun talebin, kadın ve aile sorunlarının çözümüne katkı sağlayacağına dikkati çeken Aydın, kursların kadınların sosyalleşmesini de sağlayabileceğini ifade etti.

Toplum içerisinde kadının cahil bırakıldığını, yeteneklerini geliştirmesinin önünün kesildiğini, buna karşın, çocukların eğitiminin kadınlara verildiğine işaret eden Aydın, Kur’ân kurslarına gelen kadınların aydınlanacağını, dolayısıyla ailesini ve çevresini de aydınlatacağını belirtti.

EĞİTİM DÜZEYİNİ YÜKSELTME ÇALIŞMALARI

Aydın, Kur’ân kurslarındaki eğitim düzeyini, çağdaş eğitim bilimlerinin öngördüğü anlayış, yöntem ve tekniklerle yükseltme çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Kur’ân kurslarındaki eğitim kalitesinin artırılmasının, hem kadınların sorunlarına, hem de toplumsal sorunların çözümüne önemli katkı sağlayacağına işaret eden Aydın, kadın sorunları çözülmeden diğer konulara eğilinemeyeceğini belirtti.

Sorunların çözümünde Kur’ân kurslarından yararlanılmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Aydın, artık bütün sorumluların iş birliği yapmaları gerektiğini vurguladı.

Y.Asya

13/7/2007

Zinadan tehlikeli gıybet çeşidi_Sohbet

.

İmam-ı Gazzâlî Hazretleri “mühlikât”ı (insanı felakete götüren günahları ve kötü huyları) sıralarken “dilin afetleri”ne de genişçe bir bölüm ayırıyor

Fethullah Gülen, sevenleriyle Bamteli ile internetten buluşmaya devam ediyor. İşte herkul.org'da yayınlanan son sohbeti...

Şuursuz Kelimelere Karşı Savaş

Soru: 1) İmam-ı Gazzâlî Hazretleri “mühlikât”ı (insanı felakete götüren günahları ve kötü huyları) sıralarken “dilin afetleri”ne de genişçe bir bölüm ayırıyor. Dilin sebebiyet verdiği felaketler nelerdir? (00.00)

-Zinadan daha tehlikeli bir gıybet çeşidi.. (04.53)

-Kalb selameti ve son günlerde yapılan bir dua.. (08.27)

-Hizmet maskesi altında işlenen bir günah.. (10.21)

Soru: 2) İslam’ı tebliğ ve temsil dengesi nasıl kurulmalıdır? Bugün “temsil” denince daha çok dinimizin güzelliklerini gayr-i müslimlere karşı halimizle sergileme anlaşılıyor. Temsilin müslümanlara bakan yanları da yok mudur? (13.25)

-Örnek olmaya niyet temsil vazifesini bulandırır. (14.31)

-Temsil de tebliğ gibi en yakından başlar. (18.00)

-Tebliğ ancak temsilden eksik kalanları tamamlamak içinse vaizler ne yapmalı? (21.38)

-Namaz mı yatıp kalkma mı, okuma mı yoksa mırıldanma mı? (25.46)

-Selam Sana Ey Allah’ın Rasûlü!.. (27.19)


13/7/2007

Yine Kur'an Kursuna Baskın!

.

Düzce'nin Akçakoca ilçesinde çocukların gittiği Kur'an kursuna dün jandarma tarafından baskın düzenlendi. Çocuklar dahil herkes karakola götürüldü!

Akçakoca’da bir Kur’an kursuna yönelik jandarmanın baskını sonucunda 3 kişi gözaltına alınırken 23 çocuk da ailelerine karakolda teslim edildi.


 

Akçakoca İlçesi Jandarma Komutanlığı ekipleri, Osmaniye Mahallesi Gülizar Sokak'ta izinsiz faaliyet gösterdiği iddia edilen Kur'an kursuna gerçekleştirdiği baskında çocuklar da ailelerine teslim edilmek üzere minibüslere bindirilip karakola götürüldü. 3 kişinin de gözaltına alındığı operasyonda çocuklar akşam vaktinde ailelerine teslim edildiler.

13/7/2007

Yaz Kur'an kursları çocuklar için önemli

.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Şevki Aydın, vatandaşlara seslenerek “Yaz Kur'an kurslarına çocuklarınızı gönderin“ dedi.

Prof. Dr. Şevki Aydın, İskenderun Müftülüğü'nde din görevlilerine yaz Kur'an Kursları hakkında bilgi verdi. Müftülük konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıya İskenderun Müftüsü Bekir Gülce, Belen Müftüsü Abdülkerim Akbaba, din görevlileri, imamlar ve Kur'an kursu hocaları katıldı.

Aydın, okulların tatile girmesi ile birlikte tüm camilerde yaz Kur'an kurslarının başlayacağını belirterek, ailelere bu konuda önemli görevler düştüğünü vurguladı. Aydın, “3 aylık yaz dönemi içinde verilecek kurslar çocuklarımız kadar aileler içinde çok önemlidir” dedi.


haber7

13/7/2007

Yasakçılar sandığa gömülecek

.

İmam Hatipler, Kur’ân Kursları ve Kur’ân öğrenimine ilişkin yasaklar sürüyor. Mesut Yılmaz’ın iktidarında çıkartılan yasak ile ilgili hiçbir adım atmayan AKP’yi de siyaset sahnesinden silinen Yılmaz ve Anavatan’ın akıbeti bekliyor.
 Memursen’e bağlı Diyanetsen Genel Başkanı Ahmet Yıldız, yaz kurslarına yönelik kısıtlama ve yasakların devam ettiğine dikkat çekerek, “Yasak, Türkiye için çok büyük bir ayıp. 12 yaşını bitirmeyenlerin Kur’an öğretimine yönelik yasak hala devam ediyor. Halkın onayladığı Anayasa’ya aykırı bu yasak millete karşı büyük haksızlık. Kaldı ki, bir din görevlisinin camiye gelen çocuğa, senin yaşın küçüktür diye geri göndermesi Allah katında büyük sorumluluk gerektirir. Geri göndermemesi ise, mevcut kanun nezdinde suçlu duruma düşürür. Buna da kimsenin hakkı yoktur” diye konuştu.
Okullarda eğitimin sona ermesi ile birlikte başlayan yaz tatilinde, 12 yaşından küçük çocukların mahallelerdeki camilerde Kur’ân öğretimi ve temel dini bilgileri içeren yaz kurslarına gitmeleri bu yıl da yasak. 1999 yılında çıkartılan antidemokratik ve temel insan haklarına aykırı yasayı 4,5 yıldır düzeltmeyen AKP Hükümeti’nin bugün yaşanan sıkıntılardaki vebali çok büyük. AKP, ne başörtüsü yasağı, ne katsayı engeli ile ilgili bir adım attı. Hatta, bu insanları “kayda değmez yüzde 1,5” olarak niteleyen AKP’liler, kendilerinin böyle bir derdi olmadığını defalarca dile getirdi.

EBUBEKİR GÜLÜM / ANKARA
Okullarda eğitimin sona ermesi ile birlikte başlayan yaz tatilinde, 12 yaşından küçük çocukların mahallelerindeki camilerde, Kuran eğitimi ve temel dini bilgileri içeren yaz kurslarına gitmeleri bu yıl da yasak olacak. 1999 yılında seçimde Rize’den bağımsız milletvekili adayı olan Mesut Yılmaz hükümetinin çıkardığı yasayla ilkokul 5. sınıfı bitirmeyenlerin yaz kurslarına katılmasını yasaklayan kanun düzenlemesi AKP hükümetinin 4.5 yıllık iktidarında da değiştirilmedi. Bu nedenle bu yıl ki yaz kurslarına da 7 yıldır olduğu gibi ancak 12 yaşın üzerindekiler gidebilecek. Şiddet olayların artması ve aile içi huzurun yok olmasının toplumu her geçen gün bunalımı ittiğini gören aileler, AKP iktidarından TBMM’den çıkarılacak tek maddelik bir değişiklikle bu yasağın ortadan kaldırılmasını bekledi. Ancak bu beklentiler geçen sürede maalesef boşa çıktı.
28 Şubat sürecinde Mesut Yılmaz hükümeti tarafından 1999 yılında getirilen ve ilköğretimin 5. sınıfını bitirmeyenlerin din eğitimi almasını engelleyen yasa, AKP’nin tek başına iktidar olduğu 4.5 yıllık sürede değiştirilmediği için hala insan haklarına aykırı uygulamaların sürmesine neden oluyor. AB’nin ve IMF’nin istediği yasaları çıkarmakta bir gün bile gecikmeyen AKP iktidarı, tek maddelik bir yasal düzenlemeyi Meclis’ten çıkarmadığı için, bu yaz da 12 yaşını bitirmemiş çocuklar camilerdeki yaz kurslarında dinini öğrenemeyecek.
Daha önce her yaşta eğitimin verildiği kurslara, hem yaş hem eğitim şartı getirilince öğrenci sayısı büyük miktarlarda düştü. Özellikle Refahyol hükümetinden sonra kurulan Mesut Yılmaz hükümeti döneminde 5 Ağustos 1999 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yasayla birlikte, yaz kurslarına da büyük sınırlama getirildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı kanununa yapılan ek kanunla yaz kurslarına artık her yaşta çocuğun gitmesinin önüne geçildi. Din eğitiminin 7 yaşından itibaren verilmesi gerektiğine yönelik uzman görüşlere rağmen kanun hemen yürürlüğe konuldu.
Yaklaşık 8 yıldır ise bu kanuna göre, çocukların din eğitimi alması yasak. İlköğretim okullarının 5. sınıfı bitirdiğine dair karnesi getiren ve 12 yaşını dolduran çocuklar camilerdeki görevlilerin verdiği kurslara katılabiliyorlar.
Geçmiş yıllarda 2 milyona yaklaşan çocuk sayısı son 8 yıl içerisinde 1 milyonun altına kadar düştü. Diyanet’e bağlı 77 bin camide verilen eğitimlere, 12 yaşından küçük çocuklar hala katılamıyor.
AKP hükümeti döneminde, bazı camilerde küçük çocuklara eğitim verildiği gerekçesiyle cami görevlileri hakkında soruşturmalar bile açıldı. Sözkonusu yasanın çıkmasını sağlayan çevrelerin baskısı ve Diyanet’in bu yasanın uygulanmasındaki titizliği nedeniyle geçen sürede 12 yaş altındaki çocuklara din eğitimi ve kuran öğrenimi dersleri verilmedi.

Diyanet-Sen: Ayıplı bir yasak
Memursen’e bağlı Diyanetsen Genel Başkanı Ahmet Yıldız, yaz kurslarına yönelik kısıtlama ve yasakların devam ettiğine dikkat çekerek, “Yasak, Türkiye için çok büyük bir ayıp. 12 yaşını bitirmeyenlerin Kuran eğitimi yasaklanıyor. Yasak hala devam ediyor” dedi.
Hiçbir yasağın Anayasa’ya aykırı olamayacağını kaydeden Yıldız, “Bu yasak, Anayasa ve hukukun temel ilkelerine aykırı. Din ve vicdan özgürlüğüne tamamen aykırı” dedi.
Din ve vicdan özgürlüğünün; inanma, inancını öğrenme, öğretme ve yayma hürriyeti getirdiğini vurgulayan Yıldız, “Bu yasak bütün bu hürriyetlere aykırıdır. Anayasa’nın 24.maddesi her okuyan anlayacağı açık bir şekilde, din eğitiminin çocuklarının ebeveynlerinin tercihine göre, olacağını garanti ve teminat altına almıştır” dedi.
Halkın onayladığı Anayasa’ya aykırı bu yasağın millete karşı büyük haksızlık olduğunu kaydeden Yıldız, “Kaldı ki, camiye gelen çocuğa, senin yaşın küçüktür diye geri göndermesi bir din görevlisi için Allah katında büyük sorumluluk gerektirir. Geri göndermemesi, mevcut kanun nezdinde suçlu duruma düşürür. Buna da kimsenin hakkı yoktur” diye konuştu.
Yaz kurslarının din eğitimi açısından çok büyük fırsat olduğunu vurgulayan Yıldız, “Anne babanın çocuklarına vereceği Kuran ve din eğitimi açısından kaçırılmaması gereken bir fırsat. Diyanet’e bağlı din görevlileri bu hizmeti, yıllardır büyük bir özveri ile gerçekleştirdi” diye konuştu.
Şu anda kur sistemi şeklinde planlı bir program dahilinde bu hizmetin verildiğini kaydeden Yıldız, bu kursların aileler için bir ihtiyaç olduğunu kaydetti. Diyanet’in kur sisteminin yeni oturmaya başladığını vurgulayan Yıldız, “Ben vatandaşlarımızın çocuklarını bu yaz kurslarına göndermeleri; camiye gitmek, oranın havasını teneffüs etmek ve temel dini bilgileri almak adına da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Din görevlileri olarak bu kursları çok önemsiyoruz. Halkımızın da aynı önemi vermesini bekliyoruz” dedi.

MilliGaz.


 

13/7/2007

Aya İrini'de "Allah'ın Güzel İsimleri" yankılandı

.

BBC Senfoni Orkestrası ve Korosu, 35. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali kapsamında Aya İrini’de, Sir John Tavener’ın ‘’Allah’ın Güzel İsimleri’’ adlı son büyük koro eserini seslendirdi.

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) ile British Council işbirliğiyle düzenlenen ve 200’ü aşkın müzisyenin, eseri Arapça orijinaliyle seslendirdiği konser öncesi İngiltere’nin en büyük klasik müzik bestecilerinden Tavener’a, İKSV tarafından İstanbul Müzik Festivalinin ‘’Yaşam Boyu Onur Ödülü’’ verildi.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Eczacıbaşı, burada yaptığı konuşmada, Sir John Tavener’ın, 1968’de bestelediği ‘’Balina’’ oratoryosundan sonraki yapıtlarında, esin kaynağının ruhanilikle mistisizm olduğunu gösterdiğini söyledi.

Konuşmasına ‘’Selamın Aleyküm’’ diyerek başlayan Sir John Tavener da dünyada en çok sevdiği şehir olan İstanbul’a önceki gelişinde aşık olduğunu belirterek, burada bulunmaktan onur duyduğunu kaydetti.

Tavener, Hz. Muhammed’in ‘’Allah güzeldir ve güzelleri sever’’ sözünü hatırlatarak, çatışmaların eskisi gibi olmadığını, barışa ulaşabileceğini ve dünyanın huzura kavuşabileceğini düşündüğünü dile getirdi.

İnsanın Allah’ı kalbiyle hissedebileceğini belirten Tavener, ‘’Sufizm de tasavvuf da beni derinden etkileyen düşüncelerdir. Burada bugün dinleyeceğiniz besteyle sizler de buna katkıda bulunmuş olacaksınız’’ dedi.

Y.Asya

13/7/2007

MUSA ile İBLİS

.

Bir gece Musa [a.s], Tûr’a gidiyordu. İblîs, Musa’nın [a.s] yanına çıkageldi. Musa [a.s], o mel‘una,

“Neden Âdem’e [a.s] secde etmedin ki?” dedi.

İblîs, ona,

“Ey Allah huzuruna kabul edilmiş kimse! Ben sebepsiz yere Allah’ın kudretinden sürgün edildim. Eğer secde edebilseydim ben de senin gibi Allah’ın kelimi [konuşan ağzı] olurdum. Fakat yüce Allah böyle diledi. Niye eğri söyleyeyim? Doğru bir düzen zuhur etmedi bu işte” dedi.

Musa (a.s) ona dedi ki:

“Ey yollara düşmüş, bukağılara müptelâ olmuş kişi! Hiç Allah’ı anar mısın?”

İblîs dedi ki:

“Benim gibi şefkatli bir âşık, O’nu bir an bile unutabilir mi? Bilirim ki O’nun gönlünde bana karşı bir zerrecik kin bile yok. Gönlümde O’na karşı sevgi beslemem de ne yaparım?...”

Ey oğul! Gerçi şeytan Allah’ın huzurundan uzaktır, ama Musa’yla (a.s) konuşmasına bakılırsa aynı zamanda Allah’ın huzurundadır.

Lânet, onun gönlünü yakmıştır ama aşkını da ziyadeleştirmiştir. Şeytan bile bu yolda bu derece hararetliyken acaba sen, sevgilinin aşkıyla nicesin?

Sihir öğrenmek istiyorsan lânete sevinmen gerek. Yok, bunu yapamayacaksan vazgeç bu sevdadan!

Bir bak da gör! Hârût’la Mârût nice zamandır baş aşağı, aç susuz asılı duruyorlar. Bilmiş ol ki, onlar kuyuda gönülleri kanlara bulanmış bir halde hayatlarından bezmişlerdir. Onların ikisi de büyüde zamanenin üstadı oldukları halde kendilerini kurtaramamışlarsa, kim sihir ilmini öğrendim diye sevinebilir?

Büyücülükte ilerleyip de bir âleme sahip olsan bile bunların hepsini bir anda mahvetmek için timsahlık eden bir sopa kâfidir. Büyüden meydana gelen o şeyler, bir tek sopada kaybolur gider. Çünkü onlar değersiz bir şeydir.

Senin gönlünde bir şeytan var. Bu yüzden daima büyü hevesiyle sarhoş olmaktasın. Fakat şeytanın, bir müslüman olsa sihrin fıkıh, küfrün iman kesilir. Ebedî olarak cennet ehline katılırsın. Şeytanın, hiçbir bahane ileri sürmeden sana secde eder.

Ey oğul! Ben, sana helâli haramı anlattım. Yüceliğin, ancak bu sihirle ebedîleşir. Böyle bir sihri elde etme imkânı varken, böyle olmaya çalışmak gerek, öyle değil!...

 

13/7/2007

HAC KESİN KAYITLARI BAŞLADI

.

İl Müftüsü Alaaddin Gürpınar, öncelikle geçen yıllarda kesin kaydını yaptıran ancak hacca gidemeyen vatandaşların, ardından da bu yıl kayıt yaptıran vatandaşların kesin kayıt işlemlerinin yapılmaya başlanacağını söyledi. İle ilk etapta 503 kişilik kontenjan verildiğini söyleyen Gürpınar, bunlardan 422'sinin geçen seneden kayıt yaptıran, 81'inin ise bu yıl kesin kayıt yaptırmaya hak kazanan vatandaşlar olduğunu söyledi. Sırası geldiği halde kayıt yaptırmayan vatandaşların hakkını kaybedeceğini ifade eden Gürpınar, vatandaşların 20 Temmuz'a kadar kayıt yaptırabileceklerini vurguladı.

 

DÜZCE SEMİNER MERKEZİ SEÇİLDİ

Türkiye genelinde hacca gidecek olan 100 bini aşkın vatandaşa eşlik edecek olan 400 din görevlisinin katılacağı seminer Düzce'de gerçekleştirilecek.

9- 20 Temmuz tarihleri arasında İmam Hatip Lisesi binasında yapılacak olan seminere Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri de katılacak. Seminerde katılımcılara hac konusundaki bilgilerini, tecrübelerini ve becerilerini daha da artıracak ve hacılara daha iyi hizmet vermelerini sağlayacak şekilde bilgiler verilecek.

Düzce İl Müftüsü Alaaddin Gürpınar, 81 ilden gelecek din görevlileri ile gerçekleştirilecek olan seminerde Düzce'nin merkez olarak seçilmesini, "Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Düzce'ye bir teveccühü" olarak değerlendirdi. Gürpınar, seminerin Düzce için çok önemli bir tanıtım olacağını söyledi.

Zaman

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı