17/7/2007
Çağlayan'da muhteşem miting
Çağlayan’da muhteşem miting
- Lüzumsuz ampul söndürülecek, işbirlikçisi CHP’nin defteri dürülecek, 23 Temmuz sabahı Saadet güneşi parlayacak
Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Türkiye turuna devam ediyor. Saadet Partisi’nin Çağlayan Meydanı’nda düzenlediği ve 100 binlerce İstanbullunun meydanı tıklım tıklım doldurduğu Millî Kurtuluş Harekâtı Mitingi’nde önemli açıklamalarda bulundu.
- Siyonist düzenin kurmuş olduğu düzen ile dünyayı sömürmekte olduğuna dikkat çeken Erbakan, AKP’nin de IMF politikalarını uygulayarak bu Siyonist düzene hizmet ettiğini hatırlattı. Erbakan, bu düzenin ancak yeni bir dünya kurulması ile tersine çevrilebileceğine işaret etti.
- Erbakan, “Seçime 16 parti değil iki parti giriyor. Millî Görüş ve diğerleri. Diğer partilerin hepsi aynı. Saadet dışında hepsi işbirlikçi, IMF’ci. Seçim meydanlarında bazı uçuk vaatler veriliyor. Sen bunları yapamazsın. IMF yaptırmaz. Bunlar ancak Millî Görüş’le olur” dedi.
- “Millete sesleniyoruz: Harakiri yapma!” diyen Erbakan, “AKP’yi iktidardan devirin. Çünkü bu borç ve faiz sistemi artık daha fazla devam edemez. Cari açık dayanılmaz boyutlara varmıştır. AKP, artık satacağı hiçbir şeyi kalmadığı için iflas etmiştir” şeklinde konuştu.
Kutan: Fakirden alıp rantiyeye verdiler
- Saadet Lideri Kutan, “AKP iktidarında tam 200 milyar dolar fazladan borç yapıldı. Nereye gitti bu para? Çiftçiye mi, işçiye mi, emekliye mi, memura mı? Hayır. Peki yatırım mı yaptılar? Hayır. O zaman nereye gitti? Nereye gidecek, faizciye gitti. Bunlar zengini daha zengin, fakiri daha fakir yaptı” diye konuştu.
S.ÇALIŞKAN - M.CANBEY - A. CURA - Ş. KALAFAT - M. BAYDEMİR - A. AÇIKAY - E. ÇALKILIÇ - C. ARPACIK - A. ÖZGÜÇ - İSTANBUL
Saadet Partisi’nin tüm Türkiye’de sürdürdüğü Millî Kurtuluş Harekâtı Mitingleri’nin İstanbul ayağı Çağlayan Meydanı’nda gerçekleştirildi.
Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Türkiye turuna devam ediyor. 22 Temmuz seçimlerinin Çanakkale Savaşı’ndan daha önemli olduğunu vurgulayan Erbakan, ABD ve zalimlerle işbirliği yapanları 'gafiller' diye niteleyerek, Kazlıçeşme'ye 'Narkoz Meydanı' benzetmesi yaptı.
Siyonist düzenin kurmuş olduğu düzen ile dünyayı sömürmekte olduğuna dikkat çeken Erbakan, AKP’nin de IMF politikalarını uygulayarak bu Siyonist düzene hizmet ettiğini hatırlattı. Bu düzenin ancak yeni bir dünya kurulması ile tersine çevrilebileceğine işaret eden Erbakan, bunun da Millî Görüş ile mümkün olduğunu söyledi.
Yüzbinler Çağlayan’a aktı
Çok yoğun bir katılımın yaşandığı miting öncesinde İstanbul milletvekili adayları halkı selamladı. IGMG Avrupa Millî Görüş Teşkilatı’ndan da mitinge temsilciler katılırken, Yemen’den gelen bir heyet de mitingi izledi. Büyük bir sevinç seli içinde meydana gelen Millî Görüş Lideri ve 54. Hükümet Başbakanı Prof. Dr. Erbakan ile Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan’dan önce söz alan ve mitingin açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Sadrettin Karaduman, mitinge katılım gösterenlere teşekkür etti. İnançlı bir kalabalığın bu meydanı doldurduğunu işaret eden Karaduman, inançlı ilerleyiş sonucunda Millî Görüş’ün iktidar olduğunu hatırlatarak, “Bu zamanlarda ezilenler bayram etti. Irkçı emperyalistler boş durmadı ve karanlık senaryolarını ortaya koydu. Milletçe büyük acılar çektik ama baktık ki sensiz olmuyor. Bugün bu inancı yine ortaya koyuyorsunuz. Bu meydan iktidarı müjdeliyor” dedi.
Türkiye turuna devam eden Millî Görüş Lideri ve 54’üncü Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 22 Temmuz seçimlerinin iyi ya da kötü yönetilmek için değil, var olma ya da yok olma seçimi olduğunu belirterek, bu seçimlerin Çanakkale Savaşı’ndan daha önemli olduğunu, çünkü seçimler sonrasında işbirlikçilerin tekrar iktidar olması halinde Türkiye’nin bağımsızlığını tamamen kaybetme riski bulunduğunu dile getirdi. Dünyanın Hakk ve batılın mücadelesi üzerine kurulduğunu söyleyen Erbakan, “Allah insana doğru ile yanlışı yani Hakk ile batılı ayırma imkânı vermiştir. İnsan bu irade-i cüziye ile meleklerden de üstün varlıklar konumundadır. Bu konumu da iyi ve doğruya hizmet ederek kazanabilir” diye konuştu. Batılın da tek millet olduğunu hatırlatan Erbakan, “Doğru teşhis olmadan tedavi olmaz. İslam medeniyeti 11 asır boyunca dünyanın saadeti için çalışmıştır. Ancak dünyamız maalesef şimdilerde bir ifsat düzeni içine sürüklenmiştir. Bizler bu şanlı ecdadın evlatları olarak ırkçı emperyalizme karşı saadet dünyasını yeniden kurmalıyız. Bunun için de tüm Türkiye’yi dolaşarak milletimize bu gerçekleri anlatıyoruz” dedi.
Siyonizmin planı
Siyonizmin dünyaya hâkim olmak için uğraş verdiğini dile getiren Erbakan, “Bu Siyonist düşünce kendisini esas kul olarak görürken, diğer insanları ise kendisine köle olarak yaratılan kişiler şeklinde idrak eder. Binlerce yıl önce yazılan Kabala adlı bir sihir kitabından beslenen bu düşünce, daha sonra Tevrat’ın içine eklenmek sureti ile Tevrat bozulmuştur. Bu inanca göre, Fırat ile Nil nehirleri vaat edilmiş topraklardır. Bu topraklar üzerinde kurulması planlanılan Büyük İsrail Devleti’nin güvenliğinin sağlanması için de Fas’tan Endonezya’ya kadar bütün ülkelerin bağımsız olmasının engellenmesi planlanmaktadır” şeklinde konuştu. Siyonistlerin Büyük Süleyman Mabedi’ni yeniden inşa etmeyi planladıklarını da hatırlatan Erbakan, “Bu mabedin yapımından sonra ise Ben-i İsrail’in tahtına Mesih’in gelerek oturacağına inanmakta olan bu inanç, 5767 yıldır bu olayların gerçekleşmesini bekleyerek planlar yapmaktadır. Bu plan Siyonistlerin inancı olduğu için pazarlığı olmaz” ifadelerini kullandı.
İşte inanç farkı
“Bizim ecdadımızın zihniyeti her zaman doğrudur” diyen Erbakan, “Batıl demek; ‘Her zaman yanlış olanı seç’ demektir Kumanda edeni de Siyonizm’dir. Biz Müslümanız, bizim inancımızın temeli 6 tane esasa dayanır. “Amentü Billahi’de okuduğumuz gibi. Biz Allaha inanıyoruz, meleklerine inanıyoruz, kitaplarına inanıyoruz, peygamberlerine inanıyoruz, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna inanıyoruz, öldükten sonra dirileceğimize, hesap gününe inanıyoruz. Yedi şey saydım, ama 6 şeye inanıyoruz dedim. Neden? Çünkü öldükten sonra dirilmek, hesap günü ve ahirete iman demektir. “Ahirete iman, imanın en önemli kısmı olduğu için oraya çift dikiş atıyoruz. Saydığımız 6 şey, Amentümüz, yani inancımızdır. Peki, “Siyonizm nedir? Nasıl bir inanç ve nasıl bir zihniyettir?” Onlar, her ne kadar, “Biz Musa’ya (a.s.) tabiyiz, Tevrat’a tabiyiz” diyorlarsa da, Musa Aleyhisselam ile de Tevrat’ ile de alakaları yoktur. Musa Aleyhisselam İslam Peygamberidir, O’na gönderilen Tevrat, Hak kitaptır. Aynen bizim amentümüzü söylüyordu o Tevrat. Ama onlar (Siyonistler) bu Tevrat’ın içini boşalttılar, 5767 sene evvel, Mısır’da Firavunlar zamanında yaşayan “Kabala” adlı bir adamın sihir kitabı içinde ne varsa, ondan alıp Tevrat diye yazdılar, hurafeleri doldurdular. O kadar ki, bugünkü Tevrat’ın içersinde şu cümle var: “Beni İsrail, sen öyle yüce bir ırksın ki, Cenab-ı Allah’ı bile yendin” diyor. Haşa! “Cenab-ı Allah’ı bile yendin” diye bir saçma ifade olur mu?” E, var! Neden? Çünkü Hak kitap ortadan kalkmış, Kabala’yı getirip, Hak kitap diye ortaya koymuşlar. İster Kabala’yı incele, ister Tevrat’ı incele. Siyonizmin inancından bahsediyorum. Zihninden bahsediyorum. Böyle inanıyor. Adamın inancı bu. Tekrar ifade ediyorum: İnançlarının birinci ayağı: “Biz üstün ırkız” İkincisi: Bu gerçekleşecek. Üçüncüsü: Gerçekleşmesi için 3 şey yapacağız: Dağılmış olan Ben-i İsrail Yahudilerini Kudüs’te toplayacağız. Büyük İsrail’i yeniden kuracağız, güvenliğini sağlayacağız. Görmüyor musun, neler yapıyor Irkçı emperyalizmin tahribatı” diye konuştu.
Anadolu insanı inancı...
Siyonizmin kurmuş olduğu ekonomik sistem ile kendi milletinden olmayan kişileri de kendisi adına çalıştırmakta olduğunu söyleyen Erbakan, bu düşüncenin faiz sistemi ile dünya piyasalarını ele geçirdiğini ifade etti. Erbakan, Siyonistlerin bu düzeni gerçekleştirmek içinde Hıristiyanları kandırarak kullandıklarını söyledi. ABD’de ve Avrupa’da da farklı akımlar oluşturan Siyonizmin Evangelizm ve Protestanlığı ortaya çıkardığını anlatan Erbakan, Protestanlığın da faiz sistemini Hıristiyan dünyasına kabul ettirmek isteyenler tarafından ortaya atılan bir oluşum olduğuna dikkat çekti. 19 Haçlı Seferi’nin de bu amaçlar ile düzenlendiğini dile getiren Erbakan, Çanakkale Savaşı’nın da bu düşüncenin bir parçası olduğuna vurgu yaparak, “Kurtuluş Savaşı’ndan sonra da Sevr’i yine bizlere kabul ettirmek istediler ancak, Haym Naum doktrini ile Lozan Anlaşması kabul edildi. Bu doktrin ile de bunca yıl bekleyen Siyonist odaklar, bir 50 yıl daha beklemeyi göze alarak, Anadolu insanını aç, işsiz ve borç batağına batmış bir biçimde bırakarak inancından uzaklaştırmak istemektedir” dedi.
İşbirlikçilik maşası
Mevcut düzenin birçok alanda çürümeler gösterdiğine dikkat çeken Erbakan, düzen partilerinin ise halen göstermelik vaatler ile bu çürümüş sistemi güzel göstermeye çalıştığını söyledi. Mevcut sistem ile AKP’ye iktidar zemini hazırlayarak ırkçı-emperyalist zihniyetin dilediklerini yaptırdıklarını kaydeden Erbakan, “Şimdi, bu seçim sürecinde de yine AKP eliyle içerde ve küresel boyutta birçok planlarını yürürlüğe koyuyorlar. Bakınız, İsrail Lübnan’a saldırdı, sonrasında Türk askerini Lübnan’a gönderdiler. Oysa asıl sorun İsrail’den kaynaklanıyor. Niçin İsrail’e değil de Lübnan’a asker yerleştiriyor? Dikkat edin, 22 Temmuz’da şayet AKP kazanırsa Lübnan’daki asker Hizbullah’la çatışacak ve bu yolla Hizbullah’ın silahsızlandırılması gündeme gelecek. Bu yolla Türkiye de İsrail’e oyuncak edilecek. 22 Temmuz bu nedenle önemlidir. 22 Temmuz’da AKP’ye oy verildi mi Hizbullah’a saldırılacak ve İsrail sınırlarımıza dayanacak. Bu nedenle 22 Temmuz bir yönetim seçimi değil, bir var olma yok olma seçimidir. Şimdi bizler yeniden bir Çanakkale Savaşı veriyoruz. Geçmişte savaşlar ile şehitler vererek kovduğumuz düşmanlar şimdi taktik değiştirerek işbirlikçileri maşa olarak kullanarak ülkemizi işgal etmek istiyorlar” şeklinde konuştu.
Milleti narkozdan uyandırıyoruz
Erbakan, “Ellerindeki medya gücüyle bu milleti narkozluyorlar. Bunun acısı yarın çıkacak. Bizler Millî Görüşçüler olarak bu milleti, ‘bu televizyonlar, gazeteler, radyolar sana yalan söylüyorlar, kalk kendine gel’ diye uyarmaya mecburuz. Niçin aç ve aciz bırakılıyoruz? Bakınız, AKP atın binicisi değil, at yarışının spikeridir sadece. Korkuyorum, bizler tüm bu gerçekleri anlattıktan sonra bile AKP yöneticileri hâlâ uyanmayacak diye korkuyorum. Bu AKP’liler IMF’nin söylediklerini tekrarlamaktan başka bir şey yapmıyorlar.
AKP, ırkçı-emperyalizm tarafından işbaşına getirilmiştir. 5 yıldır Türkiye’nin yıkılması için kullanılıyorlar. Ancak onların bundan haberi yok. Bakınız, AKP’nin uyguladığı politikalar dolayısıyla 3 şey yaşadık. Birincisi ekonomi yıkımıdır. İkincisi manevi tahribat, üçüncüsü ise dış politika faciasıdır. Niçin bunlara oy verilmez? Çünkü onlar sadece iddiacıdır. Onlara hiçbir şey yaptırmazlar. Çünkü zincirle başkalarına bağlıdırlar. Biz Millî Görüş olarak bu oyunları birçok kez bozduk, gene bozacağız inşallah. Bakınız, biz siyaset değil, matematik yapıyoruz. Onların yönetiminde ise IMF tüm idareyi eline alıyor. Önce milleti saf dışı bırakıyorlar. AKP eliyle hazırladıkları bu sistemde AKP sadece muslukçu başıdır. Açtığı musluğun nereden gelip nereye aktığının bile farkında değildir. Millî irade devlet yönetiminden çıkarılarak millet Siyonistlerin eline teslim edilmek istenmektedir” dedi.
Seçime iki parti giriyor
IMF’nin kurmuş olduğu sistem ile üst kurullar oluşturulduğunu ifade eden Erbakan, böylelikle devlet içinde devlet kurulduğunu ve bu kurullarında hükümetten bağımsız ancak IMF bağlı olduğunu söyledi. Erbakan sözlerine şöyle devam etti: “Şimdi sizi kandırmaya çalışıyorlar. Ben sana 30 sene gerçekleri anlattıktan sonra 5 sene de AKP’nin ne olduğun anlatmadım mı? AKP’nin Siyonistlerle işbirlikçi yaptığını, söylemedim mi? Siyonizmin savurmasıyla oyları aldılar. İlk işleri Millî Görüş gömleğini çıkartmak oldu. Peki, bu gömleği çıkarıp ne yaptılar? ABD’deki Yahudi lobilerinde, Tayyo 2 gömleğini giydiler. AKP, IMF’nin muslukçu başı olarak, ırkçı emperyalizmin emri ile bu para musluğunu açıp kapamaktadır. 200 milyar dolar gibi çok büyük bir parayı, bu milletin parasını rantiyeye aktaran AKP, sembolik kömür yardımları ve benzeri uygulamalar ile soygun düzenini gizlemek istemektedir.
İnsanlar bankalara, bankalarda dış güçlere esir edilerek bu soygun düzeni daha da güçlendirilmek isteniyor. IMF’nin ırkçı emperyalizme hizmet etmek amacıyla gittiği ülkelere bazı dayatmalarda bulunduğuna dikkat çeken Erbakan, “Peki bu kadar anlatıyoruz ama neden Millî Görüş’e oy vereceksiniz? Vatan kurtulsun diye. Gelecek hafta oyu verirken kalp gözünüzü kullanın. Seçime 16 parti değil iki parti giriyor. Millî Görüş ve diğerleri. Diğer partilerin hepsi aynı. Saadet dışında hepsi işbirlikçi, ABD, AB, İsrail ve IMF’ci. Ne farkları var? Seçim meydanlarında bazı uçuk vaatler veriliyor. Sen bunları yapamazsın. IMF yaptırmaz. Bunlar ancak Millî Görüş’le olur. Sen bunu yapsan bile ne ifade eder. Sistem çürümüş, sen nelerle uğraşıyorsun. Faize ödenen paralar yeniden milletin cebine akıtılmadan bu düzen değişmez” ifadelerini kullandı.
Memura 1500 alacaksın desek şaşırır
Tarımda ve sanayide istihdamın yasaklanması, insanların işsiz ve aç bırakılması, yatırımların kısıtlanması, KDV’nin yüksek tutularak, enerji ve ham madde fiyatlarının artırılması, üretimin kotalarla kısıtlanarak üretim zararının normal karşılanır hale getirilmesi gibi uygulamaların Haym Naum Doktrini içinde yer aldığını söyleyen Erbakan, faiz ile üretimin kısıtlanmasının da IMF’nin amaçları arasında yer aldığına dikkat çekerek, “AKP, milli geliri artırdığını söylüyor. Ancak GSMH hesaplamasının içine faiz ödemelerini de ekleyerek bu hesabı yapıyor ve milleti kandırıyor. 400 milyar doların 256 milyar dolarının faize ödenmiştir. Bizler rantiyeden, faizden kestiğimizi milletimize verdik. Yine vereceğiz. Ancak bu AKP, milleti sömürmektedir” dedi. Refah Partisi döneminde bütçeye ek olarak lazım olan 100 milyar doları borç almadan ve ek vergi koymadan sağladıklarına vurgu yapan Erbakan, “Kitler zarar ediyordu, 2 milyar dolar kara geçirdik 7 milyar dolar kar ettirdik. Kaynak paketlerinden 4 milyar getirdik. Diğer fonlardan 13 milyar dolar getirdik. Memura yüzde 50 zam ile işe başladık. 6 ayda 30 milyar doları temin edince 100 alan memur 256 almaya başladı. Şimdi ise 500 lira alan memura bir hafta sonra 1500 alacaksın desek şaşırır” diye konuştu.
Milletin parası, cebinde kalacak
“Türkiye ekonomisi büyüyor deniliyor. Ekonomi büyüyorsa memur neden sadece yüzde 3 zam alıyor” diye Çağlayan Meydanı’nı dolduran kalabalığa soran Erbakan, “6 milyon işsiz var diyorsun. 15 milyon işsiz var. Türkiye’de 15 milyon aç var. 50 milyon fakir var. Buna mukabil 4 tane dolar milyarderini 26’ya çıkardın. 22 Temmuz’a gelindiğinde, Saadet iktidarıyla milletin cebiniz yeniden dolacak. Bizler rantiyeciden alıp halka vereceğiz. Onlar ise halktan alıp rantiyeciye veriyorlar. Merkez Bankası hazineden borç almayacak diyorlar. Bu ne demektir? Bu, rantiyeciden para alıp ona faiziyle geri vermek anlamına gelir. Bunlar her yıl 200 milyar doları rantiyeciye veriyorlar. Ey millet, nasıl olur da bu milletin yok oluşuna zemin hazırlayan bu soygun düzenine ortak olursunuz? Niçin bu rantiyecilerin peşine takılıyorsunuz? Bunlar bir soygun düzeni kurmuşlar sizler ise bunların peşinden gidiyorsunuz. Kullanılmadığı halde, Cumartesi ve Pazar günü için hazine rantiyeciden para alıyor ve Pazartesiye faiziyle geri ödüyor” diye konuştu.
Türkiye yolunacak tavuk değildir
“Şimdi ya ırkçı emperyalistlerin yanındasınız ya da Millî Görüş’ün” diyen Erbakan, “Bakınız, milli gelirin yarısını halktan alınan vergilerden oluşturdu AKP. Milli gelirin yüzde 43’ü vergilerden oluşur mu hiç? Alınan vergiler rantiyeciye devrediliyor. Millete sesleniyoruz: Harakiri yapma! Bakın, bunlar 70 milyon insandan aldıklarını 7 bin kişiye paylaştırıyorlar. Bu hükümet, bu süre içinde 550 milyar doları rantiyeci ile dışarıya akıtmıştır. AKP’nin bugün sokaklara astığı bayraklar, iflas etmiş bir tüccarın kokteyline benziyor. AKP’ye bir iyilik yapmak istiyorsanız onu iktidardan devirin. Çünkü kendi enkazının altından kalkamayacak. Bu borç ve faiz sistemi artık daha fazla devam edemez. Cari açık artık dayanılmaz boyutlara varmıştır. AKP, artık satacağı hiçbir şeyi kalmadığı için iflas etmiştir. Yabancı sermaye bize güvendiği için ülkemize geliyor diyorlar. Hayır! Onlar seni toy gördükleri, yolunacak tavuk olarak gördükleri için geliyorlar. İşsizlik oranı yüzde 9 diyorlar. Hayır! İşsizlik oranı yüzde 21,8’dir. AKP iktidarında tarım geliri yara indi. 2 milyon köylü şehirlerin varoşlarına göç etti, mahvoldu” değerlendirmesinde bulundu.
Çektiğiniz yetmiyor mu?
Çağlayan Meydanı’ndaki coşkulu kalabalığa seslenen Erbakan, “Ben bu konuşmalarımda iki kişiye hitap ediyorum. Köy kahvesinde oturan kasketli Ahmet efendiye sesleniyorum. Geçen seçimlerde beni dinlemedin dizini dövdün. Bu seçimlerde de aldanırsan dövecek dizin de kalmayacak. Bir de camiye giden sakallı Hüsnü’ye sesleniyorum. Kafasına koymuş yine AKP’ye oy verecek. Bu AKP domuz kredisi veriyor. İstemiyorum ama verdirttiriyorlar. Yarın ne yaptıracaklar haberin yok. AKP ‘Zina suç değildir’ diye yasa çıkarıyor. Sen nasıl camiye gidiyorsun. Şu sakalına bak. Deli misin sen? Saadet Partisi varken, sen hâlâ niye gözlerini yumuyorsun. Çektiğin yetmiyor mu? Seni ırkçı emperyalizm aldatıyor” diye konuştu.
Önce ahlak ve maneviyat
AKP’nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde Millî Görüşçü sanıldığı için bu oyu aldığını söyleyen Erbakan, kendisinin isminin AKP’liler tarafından kullanılarak oy toplandığını hatırlatarak, “Böyle söyleyerek neden beni de kendi günahlarınıza ortak etmek istiyorsunuz” dedi. “Millî Görüş, üretim, ihracat ve emek seferberliği ile Allah’ın nimetlerini millete verecektir” diyen Erbakan, “AKP’ye oy vererek harakiri yapmayın. Oyunuzu kendinize verin. IMF size yardım etmez. Sizin yararınıza olan politikaları desteklemez. AKP, IMF’nin ortağıdır. IMF’ye kafa tutmak iman ister. AKP kireç suyu. Size süt diye kireç suyunu içiriyorlar. Süt dururken kireç suyu içilir mi? Saadet Partisi halis, muhlis süt. Televizyonda diyor ki, ikisi de bardakta, beyaz diyor, ikisi de İHL mezunu diyor. Bu ne yahu? Ne okumuş bu İHL. Gittin papazın önünde imza attın. AB’nin temeli Hıristiyanlık. İmzaladığın şeyde yazıyor. Avrupa’nın dinini benimseyeceksin. Milletin başörtüne gelince; ‘Bedelini ödeyemem’ diyor. 10 sene de gördün. Hangisi maneviyattan bahsediyorsa oyunu ona ver. Kim o? Saadet Partisi. Öbürlerinin maneviyatla alakası var mı? Yok. Maneviyat olmadan bir şey olmaz” dedi.
Yeni bir dünyanın kapıları aralanıyor
“Milletimiz bu uykudan uyanarak gerçekleri görmek zorundadır” diyen Erbakan, “Şimdi bu Çağlayan Meydanı’nı coşku ile dolduran kardeşlerime sesleniyorum. Yaklaşan seçim sürecinde ırkçı emperyalizm gerçekleri milletten saklamak istiyor. Millet ile gerçek gündem arasına bir perde çekilerek horoz dövüşü yapılmaktadır. Neden Hak dururken İsrail’e vilayet olmak isteniyor? Geçen seçimler öncesinde milletimizi uyardım. Ama dinlemediler, AKP’ye oy verdiler. Diğer siyasi partilerin hiç birisinin maneviyat ile hiçbir alakası yok. Maneviyat olmadan bir şey olmaz. Hangisi bunların faizci düzeni değiştireceğiz diyor. Hiçbirisi. Sadece Saadet Partisi diyor. Şuradan ne alsan yarısı Yahudi’ye gidiyor. Hacca gidiyorsun IATA’ya para veriyorsun. IATA Yahudi’nin. Dolarla dünyayı sömürüyorlar. Dünyanın düzeni bu. Biz 11 asır dünyanın efendisi idik. Bunlar maddi gücü ele geçirdi. Senin nefes alman mümkün değil. Bu düzen değişmedikçe, yeni bir dünya kurulmadıkça bu olmaz. Bu nedenle 22 Temmuz’da oylarımı Millî Görüş’ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi’ne vererek yeni bir dünyanın kapılarını aralayacağız” diye konuştu.
“Milletin yüzü Millî Görüş’le güldü”
İstanbul’daki muhteşem kalabalığı Millî Görüş iktidarının müjdesi olarak nitelendiren Saadet Lideri Recai Kutan da Millî Görüş iktidarlarının geçmişte yaptıkları hizmetlere değindi. Kutan özellikle Millî Görüş Lideri Necmettin Erbakan’ın başbakanlığında kurulan Refah-Yol Hükümeti’nin icraatlarından örnekler vererek, “Milletimizin yüzünün güldüğü tek dönem Millî Görüş iktidarları olmuştur. İnşallah bu meydan 22 Temmuz zaferini müjdelemektedir. Ve 23 Temmuz’da milletimizin yüzünü güldürmeye başlıyoruz” dedi. Saadet Partisi dışındaki bütün partilerin toplumdaki gerginlikten rant elde etme peşinde olduğunu kaydeden Kutan, CHP-AKP’nin eskiden beri oynanan 50 yıllık tiyatroyu yeniden sahnelemeye başladıklarının altını çizdi. Erdoğan’ın oylarınızı israf etmeyin açıklamasına atıfta bulunan Kutan, “Evet, Sayın Erdoğan doğru söylüyor. Oylarınızı AKP’ye verip israf etmeyin. Kendinize oy verin, yani Saadet Partisi’ne verin” diye konuştu. Bu kayıkçı kavgasının bilinçli bir şekilde oynandığını vurgulayan Kutan, insanların sağcı ise AKP’ye solcu ise CHP’ye yönlendirilmeye çalışıldığını vurguladı.
AKP’nin cumhurbaşkanlığı sürecinde izlediği politikaları sert şekilde eleştiren Recai Kutan, Erdoğan’ın iki gün önce gazetecilere ‘Yeni cumhurbaşkanı Meclis seçecek. Diğer siyasi partilere 2-3 alternatif isimle gideceğiz, uzlaşacağız’ açıklamasını değerlendiren Kutan, “O zaman adama sormazlar mı? Bundan evvel aynı yolu, metodu neden izlemediniz? Milleti neden gerginliğe sürüklediniz?” dedi.
AKP halkı perişan etti
Kutan, AKP’nin 5 yıllık iktidarı boyunca millete hizmet etmek yerine rantiyeye hizmet ettiğini vurguladı. Kutan, “AKP iktidarında tam 200 milyar dolar fazladan borç yapıldı. Nereye gitti bu para? Çiftçiye mi, işçiye mi, emekliye mi, memura mı? Hayır. Peki yatırım mı yaptılar? Hayır. O zaman nereye gitti? Nereye gidecek, faizciye gitti. 2003 yılında üç tane dolar milyarderi varken 2006’da 26 tane dolar milyarderi olmuş. Çünkü bunlar IMF politikalarıyla zengini daha zengin, fakiri de daha fakir yapmaktan başka bir iş yapmadı” diye konuştu. IMF politikaları nedeniyle Türkiye ekonomisinin tam bir soygun ekonomisi haline geldiğini anlatan Recai Kutan, düşük kur-yüksek faiz politikası ile doların değerinin sürekli aşağıda tutulduğunu böylece dışarıdan gelen dövize yüksek oranlarda faiz ödendiğini kaydetti. Türkiye’nin bu seçimde var olma ya da yok olmayı tercih edeceğini belirten Kutan, “Çare var, çözüm de var. Çare de, çözüm de Saadet Partisi’nde, Millî Görüş’tedir. 22 Temmuz, güzel bir fırsattır. Bir musibet bin nasihatten evladır. O musibet başımıza geldi. Geçen seçimde oylarınız rüzgâra kapılarak kuru yaprağa gitti. Ama inşallah bu seçimde rüzgâra kapılmayacak” ifadelerini kullandı. Saadet Partisi’nin IMF’ye karşı olan tek parti olduğunu vurgulayan Recai Kutan, Siyonist bir kuruluş olan IMF’nin kesinlikle Türkiye’nin ayağa kalkmasını istemediğini dile getirdi. AKP, CHP, MHP, DP başta olmak bütün partilerin IMF ile çalışmaya devam edeceklerini kaydeden Kutan, “Hepsi IMF’ci, hepsi AB’ci. IMF Türkiye’yi bir mezarlığa dönüştürmek istiyor. Neden? Çünkü bakın IMF, enflasyonun talebi kısarak sıfıra inmesini emrediyor” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, BOP’un eş başkanı
Konuşmasında dış politika faciasına da değinen Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Türkiye’nin ateş çemberi içinde yer almasına rağmen AKP Hükümeti’nin Türkiye’yi parçalamak isteyenlerle, Ortadoğu’yu cehenneme çevirenlerle sarmaş dolaş olduğunu söyledi. AKP Hükümeti’nin Irak’ı işgal eden PKK’ya destek veren ABD’yi stratejik müttefik olarak tanımlamasını da eleştiren Kutan, “Büyük Ortadoğu Projesi diye bir proje var. Fas’tan Endonezya’ya kadar 22 ülkenin sınırlarını değiştirmeyi planlıyorlar. Bunun için Afganistan’ı işgal ettiler. Irak’ı işgal ettiler. Bunun Başkanı Bush. Peki, eş başkanı kim? Tayyip Erdoğan. Bunu kabul ediyor musunuz” diye Çağlayan Meydanı’nı dolduran kalabalığa sordu.
AKP’nin iktidarı boyunca halkın beklentilerinin hiçbirine karşılık veremediğini de hatırlatan Kutan, “Başörtüsü namus meselemiz demelerine rağmen hiçbir şey yapmadılar. ‘Bedel ödemeye hazır değiliz’ dediler. Bedel ödemeye hazır değil misiniz? O zaman çekin gidin, bedel ödemeye hazır olanlar gelirler” şeklinde konuştu.
milligazete.com

0 yorum yazılmıştır